Işığını Çaldırma! | Hayat Üzerine

isigini-caldirmaHerkese merhabalar. Siteyi takip edenler beni tanıyor, ben Ali. Site admini ve yazarıyım. Tanımayanlar ve tanışmak istediklerim için ise her makalenin altında bulunan ve kısaca beni tanıtan bir paragraf mevcut. Bildiğiniz üzere sitemiz Teknoloji ve Bilgisayar konuları üzerine ücretsiz bilgi üretip, sunmaktadır. Ancak ara sıra her şeyi bir kenara bırakıp sizlere dertleşmeyi, hayatımda olan biteni anlatmayı veya gelecek hayallerimden bahsetmeyi seviyorum.

Bugün yazmak istediklerim ise aslında bu konuların hepsinden bir parça içeriyor. Makale başlığımız Işığını Çaldırma. Şuan için başlık siz değerli site takipçilerine karmaşık gelmiş olabilir. Ancak okuduktan sonra zaten paylaşacaksın! diye bir Facebook şakası yaparak başlamış olalım. 🙂 Şimdi hikayeye biraz baştan başlamak istiyorum, belki de en başından.. Makalemizi de biraz interaktif hale getirmek için isterseniz sizde benim söylediklerime uyabilirsiniz. Dedim ya en başından başlayalım diye, şimdi hep birlikte çocukluğumuza dönelim.

Hiç bir derdimizin olmadığı, 1 çikolata ile çok mutlu olduğumuz ve büyümenin ne demek olduğunu bilmediğimiz, büyüyünce bizleri nelerin beklediği umurumuzda olmayan o güzel günlere gidelim. Benim gidebildiğim en önceki yaş ilk okula başlamadan 1-2 sene daha öncesi oluyor. Ondan öncesini hiç hatırlamıyorum. Benim için en baş orası olduğu için ordan devam edeyim sizde kendinizi hatırladığınız en baş noktaya gidin ve oradan beni takip edin.

Daha ilk okula bile başlamamış iken benim hayatım bizim evin önünde geçerdi. Peki ne yapardım ? Evin önünde bahçe vardı. Ay çekirdeği çiçekleri vardı. Oradan her gün bildiğiniz dalından çekirdek toplayıp çıtlardım. Bir de bu çekirdeklerin tam olmamış halleri daha güzel olurdu ve tam olmayanlara süt çekirdeği derdim. Annemi babam da çekirdek isteyince adeta tüccar edasıyla süt mü vereyim çıtır mı derdim 🙂

Sonra evin önünde ayva ağacı vardı. Mutlaka her gün oradan 1 ayva yerdim. Ama normal şekilde yemezdim 🙂 Hatta o günlerden beri de merak ederim acaba başka biri de şuan söyleyeceğim şekilde ayva yemiş midir ? Evden çatal yada yemek kaşığı alırdım sonra evin önündeki ayva ağacına çıkar 1 ayva koparır ve çatal yada kaşığın arkada tarafı ile ayvayı delik deşik eder yumuşatır öyle yerdim 😀 Bunu anlattıktan sonra belki sitemiz hit kaybetti ama yinede söylemek istedim 😀

Ondan sonra evin önünde top, misket oynardık. Toprağı kazardık. Ve inanın burada anlatamayacağım kadar çok şey yapardım. Hiç unutmam bir gün küçük kardeşime güç şakası yaptım. Olay şöyle; şimdi güya kardeşime olağan üstü güçler geldi birden bire ve bana dokunması bile beni en az 10 metre öteye atıyordu 😀 Her yanına gittiğimde sakın dokunma çok güçlü oldun, ne olduğunu bilmiyorum ama falan diyordum. Tabi bunları bilerek dokunması için diyordum. Her dokunduğunda yada beni ittiğinde kendimi 10 metre ile 50 metre arası uzağa atıyordum 😀 Çok eğlenceli güzel günlerdi.

Güzel Günler Bitiyor mu ?

Tabi her güzel şeyin bir sonu vardı, belki de yoktu ve yıllarca bize böyle aşıladılar. Sanki her güzel şey bitmek zorundaymış gibi. Sonra okul zamanı geldi. Ben aslında çok mutlu oldum okula gideceğim için ama sonrası aynı şekilde devam etmedi. Çünkü ben okula çocuklar aileleri ile birlikte gidiyor, geliyor sanıyordum. Bunun böyle olmadığını öğrenince kendimden geçtim. İlk okul günü güzelce hazırlandım. Nasıl heyecanlıyım ama tarif edemem. Şuan bu satırları yazarken bile bir heyecan kapladı içimi, bir tuhaf oldum. Okula annem ve babam ile birlikte beraber gittik. Aynı sınıfta olacağım diğer çocukları ve ailelerini gördüm.

Sonra hep birlikte sınıfa girdik ve aileler de çocuklarıyla beraber sıraya oturdu. Ben artık Öğretmenin gelmesini mutlulukla bekliyordum. Öğretmen geldiğinden annem ve babam bir anda yanımdan kalktı ve dışarı çıktılar. Burası önemli burası belki de geri kalan tüm hayatımız için bir sinyaldi. Bir gün mutlaka hayata tek devam edebileceğimin sinyali. Onlar dışarı çıktıktan sonra ben ağlamaya başladım ve o gün eve gidene kadar ağladım.

Bu kısma kadar biraz detaylı anlattım. Buraya kadar sabırla okuyanlar için söylüyorum, esas konu şimdi başlıyor. Ben belli bir süre sonra okula da alıştım, derslere de ve okulda hep başarılı bir öğrenci oldum. Başarılı oldum diyorum peki bu işe yaradı mı ? Yani ben neyde başarılı oldum ? Ve şu zamana kadar aldığım belgeler ne işe yaradı ? Aslında bu sorular sadece benim değil milyonlarca yaşıtımın, uğraşmış ancak halen doğru dürüst bir yere gelememiş olan gençlerin soruları. Asgari ücret adı altında geçen ve aslında sadece bir ailenin sadece aylık yemek masraflarını karşılayacak bir paraya çalıştırılan insanların soruları.

“Dünyadaki gelirin %94’ünü nüfusun %1’i paylaşıyor! Bir de utanmadan ”paylaşıyor” kelimesini kullanmışlar. Bu nasıl paylaşma!”

Şimdi düşünün ne hayaliniz vardı ? Ve ne kadarını yaptınız yada yapabileceksiniz ? Ama asla unutmayın eğer hayaliniz şu ana kadar gerçekleşmediyse bundan sonra gerçekleşmeyecek diye bir şey yok. Durmadan çabalamalısınız. Ama ışığınızı çaldırmadan! Peki kim bu ışığınızı çalanlar ? Kim biliyor musunuz ? Negatif insanlar, inanmayan insanlar. Yani ışığını zaten çaldırmış olanlar. Öncelikle sürekli olumsuz ve yorgun insanları hayatınızdan çıkarın. Pozitif olmaya çalışın. Hareket edin. Evden işe, işten eve yada okuldan eve evden okula gidip geri kalan vaktinizi boşa harcayarak geçirmeyin.

“Hayat sizin ona nereden baktığınıza bağlı olarak değişir.”

Bu makaleyi özellikle genç yaştaki insanların hayatı bırakmaması için yazıyorum. Işığını çaldırmaması için. Sistemin sizi sömürmesine izin vermeyin. Bir örnek verelim mi ? Diyelim ki hayalim futbolcu olmak. Çok çalıştım ve başaramadım. Peki ne yapayım ? Bir hedefi amacı kalmamış milyonlarca insan içine mi karışmalıyım ? Yoksa kendime başka bir hayal kurup oradan devam mı etmeliyim ? Bana 2. seçenek daha olumlu geliyor. Dedim ya hep pozitif ve olumlu olmalıyız. Başkası size kapı açmayacaktır. Kendi kapınızı kendiniz açarsınız. Bunları yapmak için ise bize yardımcı olacak olan en önemli şeyler hareket etmek ve olumlu, güler yüzlü insanlar ile iletişimde olmak.

“Işığı görebilmeniz için mutlaka karanlıkta kalmanız gerekmez.”

Hareket etmekten kastım gerçek anlamda hareket etmeniz. Spor yapmaktan bahsediyorum. Bu sizi dinç tutar, paslanmaz ve zorluklara karşı daha sağlam olursunuz. En büyük tavsiyelerden biri de şu; yapmak istediğiniz şeyi çok konuşmadan ve anlatmadan yapın. Bir fikriniz var ve bunu yapmadan önce başkalarına danışırsanız sizin şevkinizi kıracaklardır. Her danıştığınız insan sizi hayallerinize kavuşmaktan 1 adım daha uzaklaştıracaktır. İnsanlar kendilerinin yapamadıkları şeyi sizinde yapamayacağınızı söylerler. Bu yüzden heyecanınızı kaybetmeyin. Kimseye bağlı olmadan planlarınızı gerçekleştirin. Sistemin kölesi olmaktan ise risk alın.

“Rüyalarınızın gerçek olduğu yer sizin cennetinizdir.”

Ve bu hayata 1 kez geleceğinizi ve sadece 1 kez bulunduğunuz yaşta olacağınızı aklınızdan çıkarmayın. Her işi yapacakken insan mutlaka desteğe ihtiyaç duyar. Bana da hayatıma yön vermem de ve hayallerime sımsıkı sarılmam da yardımcı olan insanlar oldu. Ve 25 yıllık hayatımda bakıyorum da bu insanların sayısı bir elin 5 parmağını geçmeyecek kadar azdı. Diğerleri sadece beni hayallerimden vazgeçirmek için sözler sarf ettiler. Devamlı hayaller diyorum, hedefler diyorum. Hayaller herkese göre değişir. Birinin hayali futbolcu olmaktır diğerinin hayali daha zayıf bir insan olmaktır. Önemli olan ne yapmak istiyorsanız yapın. Yapamamış ve birinin kölesi olan insanların sizi vazgeçirmelerine izin vermeyin. İşte demek istediğim tam bu.

“Neyi başarabileceğinizi sizden başkası bilemez, siz hedefi koyduğunuzda yaparım diyorsanız tamamdır.”

Spor mu yapıyorsun ? Saat 6 da 7 de mi uyanarak yapıyorsun ? Aynı şekilde devam et. Bir arkadaşının o saatte kalkılır mı ya yat uyu! demesine aldırmayın. Olumsuz insanlar hep olacaktır. Hoşnutsuz ve doymayan insanlar. Onlardan uzak durun ve ışığınıza sahip çıkın. Bana bu yolda yardımcı olan kişilerden biri olan ve sizlere de yardımcı olması açısından Ahmet Şerif İzgören’ in Avucunuzdaki Kelebek seminerini aşağıda veriyorum ve mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.

“Fizik kanunlarına göre, iki şey aynı anda bir arada olmaz. Eğer beyninize olumlu düşünceyi yerleştirirseniz, olumsuz düşünce oraya yerleşemez.”

Bu yazıyı buraya kadar okuduğun için iyi ki varsın! Sakın ışığını çaldırma! Ona sımsıkı sarıl, çünkü o ışık seni diğerlerinden ayıran özelliğin. Benim de bir hayalim var ve ona sımsıkı sarılıyorum. Eğer onu başaramazsam başka bir hayal bulurum, oda olmazsa başka ve başka.. Heyecanını kaybetmemen ve ışığını çaldırmaman dileğiyle sevgili dostum 🙂

“İnanç, görünmeyene inanmaktır. Görünmeyene inanırsanız başkalarının görmediklerini görürsünüz.”

Ahmet Şerif İZGÖREN

Ahmet Şerif İZGÖREN – Avucunuzdaki Kelebek

Ali YALÇIN – 08.10.2017 

SEVGİYLE.. 🙂

Bu Makaleye Tepkin ?
  • Fascinated
  • Happy
  • Sad
  • Angry
  • Bored
  • Afraid

ali

Merhaba ben Ali, hayata pozitif bakan, devamlı olumlu biri olaya çalışan, az sayıda arkadaşı olan arkadaşlarına kanka diyen ve onları çok seven, oldukça komik, neşeli, çok iyi diş fırçalayan, bilgisayarcı, şarkı söyleyen, aklı fikri futbolda olan ve çok iyi futbol oynayan, topa sol ayak ile vuran, idealleri olan, bişeyler yapmak için, bir yerlere gelmek için devamlı çalışan bir insan. Ve bu yazıyı okuduğun için seni çok seviyor. :) | ''Hayal gücü, gözlerimizi kapattığımızda görebildiklerimizdir..'' ( Ali Yalçın ) | İletişim: ali@webisyo.com |

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*